HipokratTV » Haberler » Huzursuz Bacak Sendromu

Huzursuz Bacak Sendromu

Uyku problemi ve buna bağlı gün içinde yaşam kalitesini bozan huzursuz bacak sendromundan çok kısa bahsedeceğim. (Doç. Dr. Serdar Dağ)

Sanıldığından çok daha fazla görülen büyük rahatsızlık yaratan uyku problemi ve buna bağlı gün içinde yaşam kalitesini bozan huzursuz bacak sendromundan çok kısa bahsedeceğim.

Yattıktan kısa bir süre sonra bacaklarda ortaya çıkan genellikle gerginlik, uyuşma, batma, yanma, iğnelenme veya tarif edilemeyen garip bir rahatsızlık hissi biçiminde bir yakınma tarif eden hastalar bu yakınmalarını gidermek için bacaklarını hareket ettirir ve yataktan kalkar yürür.

İlk zamanlarda yorgunluk veya bacağa giren kramp gibi algılanır ve hastalığın belirtilerinin tekrar etmesiyle hemen her gece rahatsızlık tekrar etmeye başlar, uykuya dalmalar gecikir, kişide bacak huzursuzluğu yanı sıra uyku problemi de başlar.

Hastalık genelde orta ve üstü yaşlarda görülür ve % 50 kalıtsal özellik taşır. Bu hastalığın hasta tarafından tarifi zor ve uzmanlık gerektiren bir konu olduğu için konusu olmayan hekimler tarafından atlatılabilir. Çünkü muayenede hastalığa ait bir bulgu saptanmaz.

Bu rahatsızlık bazı hastalıklar ile birlikte görülebilir. Bunların başında; şeker hastalığı, demir eksikliği, anemi, (halk deyimiyle kansızlık) beslenme bozuklukları ve bazı kanserler gelir. Bu durumlarda hekimin yaptığı muayenede sadece mevcut hastalığa ait belirtiler görülür.

Huzursuz bacak hastalığı, hastayı ve hastanın eşini gerçekten huzursuz yapar. Rahatlamak için devamlı ayaklarını hareket ettirme, kalkma, dolaşma hem hastanın kendisinin hem de eşinin uykusunu bozar.

Yukarıda söylediğim gibi hastalığın tanısı uzman hekim gerektirir ve zordur. Bugün için hastalığa sebep olan etkenler tam olmasa da anlaşılmıştır. Fakat tedavisi başarıyla yapılmakta ve hasta rahatlamaktadır. Hekime başvuran hastada tanı tam konulduktan sonra hastalığa neden olabilecek diğer hastalıklar araştırılır. Herhangi bir hastalık tespit edilirse hastalıkla beraber tedavi paralel yürütülür. Ailevi olanlar da semptomatik yani şikayete yönelik tedavi yapılır. Vücut direncinin düşük olması, depresyon, uykusuzluk bu hastalığın şiddetini arttırdığı için hekim tarafından gözden kaçırılmadan irdelenmeli ve tedavisi yapılmalıdır.

Her hastalıkta olduğu gibi erken teşhis ve tedavi önemlidir.

Doç. Dr. Serdar Dağ
Beyin ve Sinir Hastalıkları Uzmanı
Clinic Levent


Doç. Dr. Serdar Dağ

 

Diğer yazıları liste halinde görmek için tıklayın >

DİĞER HABERLER

Bahar Aylarında Vücudunuz Şişmesin!

Yaz aylarına girerken vücutta su ve tuz tutulumu artıyor. Bu durumda vücuttaki ödemi nasıl azaltacaksınız?

Hasta Hakları Günü!

‘Hasta ve sağlıklı olarak’ sağlık hizmeti alan kişilerin sağlık kuruluşları ile sağlık personeli karşısındaki haklarını tarif eden bir kavramdır.”

Gençliğin Sırrı; Su!

Suyun sağlığımız açısından önemini biliyoruz… Ama güzelliğimize olan etkisinden ne kadar haberdarız?

Genç Kalmanızı Sağlayacak Aktiviteler

Genç kalmayı sağlayan fiziksel aktivitelerin 3 türü var.

Vücudumuzdaki 24 Saat

İnsanoğlu 24 saatte 24 kez değişir. Hem ruh hali hem de vücut ısısı, tansiyon, kalp atımı, hormonlar sürekli değişim halindedir.

Çaktırmadan Egzersiz Yapın

Form tutmak deyince birçok kişinin aklına spor salonları gelir. Ama biz egzersizleri hayatınıza sokmanın başka bir yolunu araştırdık.
Aile Hekiminizi Öğrenin!

Hipokrat TV deki yenilikleri E-Bülten ile takip edin

e-posta :

NÖBETÇİ ECZANE BUL

Lütfen aradığınız nöbetçi eczanenin bulunduğu ili seçiniz :

ONLİNE RANDEVU - HASTANELER

Şehir ve hastane türünü seçerek istediğiniz hastaneden randevu alın :

HİPO-ANKET

HipokratTV`yi...

Hergün Takip Ederim
2 Günde Bir Takip Ederim
Haftada Bir Takip Ederim
Ayda Bir Takip Ederim
© COPYRIGHT 2013 HipokratTV, Tüm Hakları Saklıdır. (0,27)
HipokratTV'teki özel haberleri kaynak göstermeden izinsiz kullananlar hakkında yasal işlem yapılmaktadır...
HipokratTV.com'da yayınlanan haberler kaynak gösterilerek içeriği değiştirilmemek şartıyla hertürlü medya ortamında kullanılabilir.
HipokratTV sitesinde yayınlanan yazılar yazarların kendi kişisel görüşleridir. Yazıların her türlü sorumluluğu yazıyı yazan yazarına aittir.